Boze Muharebesi

Fokşan muharebesi orduda büyük bir moral bozukluğuna yol açtı. Bu yenilginin izlerini silmek isteyen Sadrazam, Kemankeş Mustafa Paşa ile Çarhacı Abdi Paşanın komutalarındaki büyük kuvvetlerle Rımnik (Ramnic) suyu yakınlarında olduğunu düşündüğü düşmana saldırmaya karar verdi. Ancak Osmanlı orduları bölgeye geldiklerinde aralarında irtibatı sağlayamamışlardı. Buna karşın Rusya ile Avusturya, Osmanlı’Ya karşı bir kez daha birlikte hareket etmeye karar vermişlerdi. Rus generali Suvarof ile Avusturya prensi Koburg, önce Kemankeş Mustafa Paşa’nın kuvvetlerine, daha sonra da Çarhacı Abdi Paşa’nın süvari kuvvetlerine saldırdılar. Yenilgiye uğrayan Osmanlı kuvvetleri geri çekilirken Buzau suyu köprüsünü geçişleri esnasında arkadan düşmanın geldiğini sanarak paniğe kapıldılar. Çok sayıda askerin Boze sularında boğulduğu bu olay Osmanlı tarih yazarları tarafından “Boze bozgunu” şeklinde isimlendirildi. Kazandıkları zaferden sonra Ruslar, Akkerman’ı, Avusturyalılar da Belgrat ile Semendre’yi ele geçirdiler. Kısa bir süre sonra Bender ve Basarabya da Ruslar’a teslim oldu.

Fokşan Muharebesi

Osmanlı – Rus ve Osmanlı – Avusturya Savaşları (1787-1792)

1788 yılında Boğdan’a yerleşen Ruslar Avusturya’nın desteğiyle Tuna’yı geçerek Kalas’ı kuşattılar. Kalas’ta savunma için yeterli sayıda Osmanlı askeri bulunmuyordu. Rus generali Kaminski komutasındaki Ruslar, Kalas ‘ı ele geçirerek 4000 civarında Osmanlı askerini şehit ya da esir ettiler. Ordu ve Osmanlı başkenti bu felaketin acısını yaşarken başka bir yenilgi ortaya çıktı. Yusuf Paşa’nın yerine sadrazam olarak atanan Kethüda Hüseyin Paşa, Kalas hadisesinden sonra düşmana ağır bir darbe indirmeyi düşündü. Yaş bölgesinde toplanan Ruslara saldırma vazifesini Kemankeş Mustafa Paşa’ya verdi. Paşa, Eflak’ta bulunan kuvvetlerle birlikte atlı ve yaya olmak üzere toplamda 25.000 kişilik bir orduyla Fokşan üzerine yürüdü. Avusturya komutanı Prens Koburg ile anlaşan Rus generali Suvarof, Mustafa Paşa’nın ordusuna iki yönden saldırarak bozguna uğrattı. Mustafa Paşa’nın askerleri İbrail ve Bükreş’e kaçtılar. Kaçamayanlar ordunun bütün ağırlığı ve cephanesiyle birlikte esir oldular.