Herzberg Planı

III. Friedrich Wilhelm’in nazırlarından Kont Herzberg, Doğu Avrupa devletleri arasındaki anlaşmazlıkları ortadan kaldırmaya yönelik bir plan hazırladı. Plan temel olarak Prusya’yı Avrupa’da hakim bir devlet konumuna yükseltmeyi amaçladığı için diğer devletler tarafından kabul görmedi. Hertzberg’in hazırladığı plana göre, Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya savaşları sırasında Prusya ile ittifak arayışına giren Osmanlı için Avusturya ve Rusya’ya karşı savaşa girmek gereksizdi. Prusya, barış halinde bile, Osmanlı’Ya yardım etmek için hazırladığı kuvvetleribi Prusya hududunda tutarak, Osmanlı ile imzaladığı antlaşmaya uygun davranmış oluyordu. Hertzberg’e göre, Doğu Avrupa anlaşmazlıklarının ortadan kaldırılması için Osmanlı Eflak ve Boğdan’ı Avusturya’ya, Kırım ve Basarabya’yı Rusya’ya bırakacak, karşılığında toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından garanti edilecekti. Avusturya, Osman’dan aldığı topraklara karşılık, Galiçya’yı Lehistan’a bırakacak, Lehistan da Danzig ve Thorn’u Prusya’ya verecek. Rusya, Finlandiya’nın bir kısmını İsveç’e geri verirken, İsveç, ele geçirdiği Pomeranya topraklarını Prusya’ya bırakacaktı. Görüleceği üzere plan temel olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak feragatine dayanıyordu. Ancak Osmanlılar bu fedakarlıkta bulunamayacakları için planı tanımadılar. İngiltere ve Hollanda da plana karşı çıktı. Yine de plan, Avusturya’ya bildirildi ve kabul etmesi için tehdit edildi. 1790’da II. Jozef yerine Avusturya kralı olan Toskana Büyük Dukası Leopold, Fransa ihtilalinin etkisiyle Macaristan’da ve Slav nüfusun yaşadığı bölgelerde meydana gelen ayaklanmalarla uğraşmak zorunda kaldı. Zor durumdaki Avusturya’nın kesin zafer için Yergökü (Giurgiu) kalesine yaptığı saldırı Osmanlı tarafında püskürtülerek sonuçsuz bırakıldı. Osmanlı ile Avusturya arasında Reichenhach mütarekesi imzalandı. Ardından başlayan görüşmeler Ziştovi Antlaşması’yla sonuçlandı. Bu antlaşmayla Avusturya, Orsova’nın dışmda kalan toprak kazançlarından vazgeçmiş oldu.

Boze Muharebesi

Fokşan muharebesi orduda büyük bir moral bozukluğuna yol açtı. Bu yenilginin izlerini silmek isteyen Sadrazam, Kemankeş Mustafa Paşa ile Çarhacı Abdi Paşanın komutalarındaki büyük kuvvetlerle Rımnik (Ramnic) suyu yakınlarında olduğunu düşündüğü düşmana saldırmaya karar verdi. Ancak Osmanlı orduları bölgeye geldiklerinde aralarında irtibatı sağlayamamışlardı. Buna karşın Rusya ile Avusturya, Osmanlı’Ya karşı bir kez daha birlikte hareket etmeye karar vermişlerdi. Rus generali Suvarof ile Avusturya prensi Koburg, önce Kemankeş Mustafa Paşa’nın kuvvetlerine, daha sonra da Çarhacı Abdi Paşa’nın süvari kuvvetlerine saldırdılar. Yenilgiye uğrayan Osmanlı kuvvetleri geri çekilirken Buzau suyu köprüsünü geçişleri esnasında arkadan düşmanın geldiğini sanarak paniğe kapıldılar. Çok sayıda askerin Boze sularında boğulduğu bu olay Osmanlı tarih yazarları tarafından “Boze bozgunu” şeklinde isimlendirildi. Kazandıkları zaferden sonra Ruslar, Akkerman’ı, Avusturyalılar da Belgrat ile Semendre’yi ele geçirdiler. Kısa bir süre sonra Bender ve Basarabya da Ruslar’a teslim oldu.

Fokşan Muharebesi

Osmanlı – Rus ve Osmanlı – Avusturya Savaşları (1787-1792)

1788 yılında Boğdan’a yerleşen Ruslar Avusturya’nın desteğiyle Tuna’yı geçerek Kalas’ı kuşattılar. Kalas’ta savunma için yeterli sayıda Osmanlı askeri bulunmuyordu. Rus generali Kaminski komutasındaki Ruslar, Kalas ‘ı ele geçirerek 4000 civarında Osmanlı askerini şehit ya da esir ettiler. Ordu ve Osmanlı başkenti bu felaketin acısını yaşarken başka bir yenilgi ortaya çıktı. Yusuf Paşa’nın yerine sadrazam olarak atanan Kethüda Hüseyin Paşa, Kalas hadisesinden sonra düşmana ağır bir darbe indirmeyi düşündü. Yaş bölgesinde toplanan Ruslara saldırma vazifesini Kemankeş Mustafa Paşa’ya verdi. Paşa, Eflak’ta bulunan kuvvetlerle birlikte atlı ve yaya olmak üzere toplamda 25.000 kişilik bir orduyla Fokşan üzerine yürüdü. Avusturya komutanı Prens Koburg ile anlaşan Rus generali Suvarof, Mustafa Paşa’nın ordusuna iki yönden saldırarak bozguna uğrattı. Mustafa Paşa’nın askerleri İbrail ve Bükreş’e kaçtılar. Kaçamayanlar ordunun bütün ağırlığı ve cephanesiyle birlikte esir oldular.